Toptan - Perakende Sertifikalı Meyve Fidanı Çeşitleri

 HAKKIMIZDA   GENEL BİLGİLER  FİYATLAR   FOTO GALERİ  İLETİŞİM 

 

ÇEŞİTLER
YETİŞTİRİCİLİK
ANAÇLAR
HASTALIK ZARARLI

 

TURUNÇGİL YETİŞTİRİCİLİĞİ

Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de turunçgillerden en çok portokal yetiştirilir. Limon ve mandarin ise, birbirine yakın miktarda üretilir. En az miktarda yetiştirilen tür altıntoptur.

İklim

Turunçgiller Ülkemizde Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz bölgelerindeki, iklim  şartlarının uygun olduğu yörelerde yetiştirilir.

Yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli faktör, düşük sıcaklıklardır. Türlerin düşük sıcaklıklara dayanıklıkları farklılıklar gösterir.

Limon 0°C, portakal -2°C, altıntop -3°C ve mandarin -4°C’nin altında zarar görür. Zararın şiddeti, don olayının süresine bağlıdır. Uzun sürerse zararı da artar.

İkinci önemli faktör ise, rüzgardır. Şiddetli rüzgar ağaçlarının kırılmasına, meyve dökümüne yol açar. Soğuk rüzgarlar da turunçgillere zarar verir.

Toprak

Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir. Turunçgil kökleri toprağın 5-120 cm derinliğinde bulunur. Turunçgil bahçesi tesis edilecek yerin toprak derinliği en az 1.5-2 m olmalıdır. Turunçgiller, bitki besin maddelerince ve humusca zengin, süzek geçirgen toprakları tercih ederler.

Turunçgiller için uygun topraklar; hafif ve orta ağır yapıda, iyi drene olabilen, gevşek ve iyi havalanabilen, kumlu, kumlu-tınlı, tınlı, killi tınlı yapıdaki topraklardır. Bunlar içerisinde, süzek ve iyi havalanabilen kumlu-tınlı topraklar ise en uygun olanıdır.

Turunçgiller taban suyu yüksek olan toprakları hiç sevmez. Böyle yerlerde, mutlaka drenaj yapılmalıdır. Ağır bünyeli ve fazla kireçli topraklar da turunçgiller için  tercih edilmez.

Turunçgil Bahçesi Yerinin Seçimi

- Turunçgil bahçesi tesis edilecek yerin seçiminde, yetiştirilecek tür ve çeşit için en yüksek ve en düşük sıcaklıklar düşünülmelidir.

- Bahçe tesis edilecek yerin rüzgar zararına karşı korunaklı olmasına dikkat edilmelidir.

- Bahçe iç drenaja sahip olmalı ve bahçede yeterince derin ve verimli, yeksenak bir toprak bulunmalıdır.

- Ayrıca bahçede sulama için yeter miktarda ve iyi kalitede su kullanılmalıdır.

Bahçe tesisi için seçilen alan donlara sıkça maruz kalmamalıdır. Bahçenin en az on yıllık iklim kayıtları gözden kaçırılmalıdır. Bahçenin en az on yıllık iklim kayıtları gözden geçirilmelidir. Don gölü oluşumuna uygun çukur ve alçak araziler ile vadi tabanlarında bahçe tesisinden kaçınılmalıdır. Fazla yağış alan alçak arazilerde ise suyun drene edilebilme olanakları iyi araştırılmalıdır.

BAHÇE TESİSİ

Turunçgil yetiştiriciliği için, öncelikle, kaliteli fidan üretimi veya temini gerekir.

Ticari  turunçgil fidan yetiştiriciliğinde en çok kullanılan yöntem, çöğür anaçları üzerine istenilen çeşidi göz aşısı ile aşılamaktır. Turunçgil ağaçlarından bol verim alınabilmesi için; bahçe tesisinde virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz, anaç-kalem uyuşması iyi, nematodlardan ari, adına doğru, bir örnek ve hızlı gelişme gösteren sağlıklı fidanların kullanılması gereklidir.

TOHUM ELDE EDİLMESİ

Fidan üretiminde kullanılacak tohumlar mutlaka virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz olduğu bilinen ağaçlardan alınmalıdır. Tohum üretiminde kullanılacak meyveler ağaç üzerinden hasat edilmeli, yere düşmüş meyveler tohum üretiminde kullanılmamalıdır. Çünkü meyvelerin dolayısıyla tohumların mantari hastalıklarla bulaşması söz konusudur.

TOHUM EKİMİ

Tohumlar, tohum yastığı olarak kullanılan sehpalara ya da plastikten yapılmış kasalara ekilebilir. Tohum kasaları ve sehpalar yeterli sulamanın yapılabilmesi için üst kısmında 2-3 cm boşluk kalacak şekilde harç karışımı ile doldurulur. Tohumlar şablon yardımı ile sıra üzeri 2,5 cm, sıra arası 4 cm olacak şekilde ve 1 cm derinlikte ekilir. Tohumların üzeri 1 cm kalınlığında harçla kapatılır. Bir lata yardımı ile üstteki harç bastırıldıktan sonra süzgeç başlıklı hortumlarla haftada bir kez sulanmalıdır.

ÇÖĞÜRLERİN ŞAŞIRTMASI

Tohum yastığındaki çöğürler 10-15 cm boya ulaştıklarında içerisinde harç karışımı bulunan polietilen torbalara şaşırtılırlar. Ortalamadan önemli derecede büyük ya da küçük boya sahip çöğürler ile anormal yaprak özelliği gösteren tip dışı çöğürler kullanılmamalıdır.

Seçilen çöğürler kök tuvalet budamaları yapıldıktan yani fazlalık ve kıvrılmış olan köklerin alındıktan sonra 4,5-5,5 litrelik plastik torbalara şaşırtılır. Şaşırtma, dikim kazıkları yardımıyla açılan deliklere çöğürleri yerleştirip yan taraflardan bastırılarak yapılır. Şaşırtmadan hemen sonra bitkiler sulanmalıdır. Plastik torba ve saksılar, yeterli sulamanın yapılabilmesi için üst kısmında 2-3 cm boşluk kalacak şekilde doldurulmalıdır.

ÇÖĞÜRLERİN BAKIMI

Çöğür yetiştiriciliği süresince seralarda sıcaklık ve nem kontrol altında tutulmalı, sulamanın düzenli yapılmasına özen gösterilmelidir. Aksi durumda, özellikle yüksek sıcaklık, %50’nin altındaki oransal nem ve sulamadaki düzensizlikler bitkileri strese sokar. Strese girmiş bitkilerde tepe büyümesi durur ve yan gözlerden sürgün oluşumu artar. Çöğürler 30-35 cm boya ulaştıklarında hereklere bağlanır.

ÇÖĞÜRLERİN AŞILANMASI

Çöğürler 1 m boy ortalamasına veya 0,5 cm çap ortalamasına ulaştıklarında aşılanabilirler. Çöğürler aşılama büyüklüğüne tohum ekiminden itibaren 8-9 ay içerisinde ulaşırlar. Aşılamada genellikle “T” göz aşısı kullanılır. Aşılama yüksekliği 25-30 cm olmalıdır.

Kullanılacak aşı gözleri virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz olmalıdır. Bu nedenle aşı gözleri virüs ve benzeri hastalıklardan temiz, aşı gözü üreten resmi kuruluşlardan temin edilmelidir. Antalya Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz aşı gözü üreterek fidan üretimi yapan resmi ve özel kurumlara dağıtmaktadır.

Aşılanan gözlerin sürmesini çabuklaştırmak ve fidan gelişimini hızlandırmak için 15-20 gün sonra, aşı noktasının 5 cm üzerinden tepe kesilir.

Gözler, aşılamadan 15-20 gün sonra sürmeye başlar. Bu arada aşı bağları çözülmelidir. Sürgün boyları 15 cm’ye ulaşınca herekler bağlanır. Aşılanan gözün dışında anaçtan çıkan sürgünlerin büyümesine izin verilmez ve düzenli olarak koparılır. Aşılanan gözden çıkan sürgün 60 cm boya ulaştığında tırnak aşı noktasının hemen üstünden yapılan kesimle çıkartılır. Sürgün boyu 80-100 cm’ye ulaştığında tepeleri 75 cm’den; satsumalar yavaş geliştiği için 65 cm’den vurulur. Kesim yapılan bu yüksekliğe taçlandırma yüksekliği denir.

Kesim yerinin altından bir çok göz sürer. Tepeden itibaren 10 cm’lik kısımdan çıkan sürgünlerden 3 tanesi ana dalları oluşturmak üzere bırakılır ve diğer sürgünler alınır. Bırakılacak sürgünlerin ağaca iyi bir taç oluşturacak şekilde olmasına özen gösterilmelidir. Şekil budaması tamamlanan fidanlar sera koşullarından, doğal koşullara kolay uyum sağlaması için yarı gölgeli tel seralarda bekletilir ve satışa sunulur.

Sağlıklı fidanların, iyi ürün elde edebilmek için, dikimine de özen gösterilmesi gereklidir. Dikimden önce, arazi parsellere ayrılır. Yabancı ot ve diğer bitkiler temizlenir.

Kaliteli ve bol meyve elde edebilmek için, bahçenin kenarına araları 1 metreden daha sık olmayacak şekilde rüzgar kıran dikilmelidir. Bunun için, yayvan ve dikine gelişen serviler tercih edilir.

Eğer arazinin tesviyesi bozuksa, dikim öncesi tesviye yapılır. Daha sonra, önerilen dikim aralıklarına göre, dikim yerleri işaretlenir. Turunçgiller için kare dikim tercih edilir. Çeşitlere göre, dikim aralıkları 5 ila 8 m arasında değişir.

Ülkemizde uygun dikim zamanı ilkbahar dönemidir. Şubat ortalarından Nisan sonlarına kadar, dikime devam edilebilir. Dikimden önce, fidanlarda budama yapılmalıdır. Fidanların tutması ve gelişmesi için polietilen torbalarda yetiştirilen fidanlarda da, dikim budaması uygulanmalıdır. Polietilen torbalardaki fidanlar, genellikle gölge evlerinde ve seralarda yetiştirildiklerinden; dikimden önce, topluca 10-15 gün süreyle, güneş altında bekletilmelidir.

Dikimin derin olmamasına çok dikkat edilmelidir. Dikimden sonra toprak sıkıştırılmalı, fidan başına, en az 35-40 litre can suyu verilmelidir. Dikimi yapılan fidanların gövdeleri hava şartlarına özellikle güneşe karşı korumak amacıyla kalın bir kâğıtla sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe, kâğıdın yerine kireç badanası yapılabilir.

BUDAMA

Budama; ağaçların dengeli ve kuvvetli taç oluşturması; verimlilik süresinin uzatılması; bol ve kaliteli ürün elde edilmesi; uygun olmayan iklim koşullarıyla, hastalık ve zararlıların olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması; zirai mücadelede başarının artması; hasatta kolaylık; bazı durumlarda, verimden düşmüş ağaçların yeniden kazanılması gibi, yararlar sağlar.

Şekil budaması yapılmış olan fidanlar, bahçeye dikildiğinde, 2-3 yıl süreyle budama yapılmaz. Eğer fidanlarda şekil budaması yapılmamışsa, bu işlem bahçede uygulanır.

Fidan meyveye yatıncaya kadar, yalnız ana dallarla, bundan çıkan iskelet dalları kısaltılır. Sıkışıklık yapan, istenmeyen sürgünler çıkarılır. Ağacın ortasından geçip, çatallaşma ve karışıklık yaratan dallar, mutlaka alınmalıdır.

Budama öncesi ve budama ağaç değiştirirken, budama aletleri mutlaka ilaçlarla muamele edilmelidir. Turunçgillerde budama zamanı, kış soğukları tehlikesinin ortadan kalktığı, ağaçların yeteri kadar uyanmadığı, Şubat-Mart aylarıdır. Ancak uçkurutan hastalığıyla bulaşık olan limon bahçeleri, sıcak aylarda özellikle Temmuz-Ağustos aylarında budanmalıdır.

Budamada, öncelikle kuru dallar alınır. Obur dallar, büyümeden alınmalıdır. Birbiri üzerine binmiş ve sürtünme meydana getiren dallardan, alttaki dallar çıkartılır. Baş parmak kalınlığında ve daha kalın dalların kesim yeri, kesimden bir gün sonra, mutlaka macunlanmalıdır.

TOPRAK İŞLEME

Turunçgillerde, toprak işlemenin genel amacı, yabancı otları imha etmektir. Bu işlem uygun ot öldürücü ilaçlarla da yapılabilir.

Akdeniz ve Ege bölgesi koşullarında toprak; kışın örtülü bırakılarak, yazın işlenir. Turunçgiller, derin işlemeye çok hassastır. Toprak derin işlenirse kökler, büyük oranda zarar görür. Buna bağlı olarak, meyveler küçük kalır ve ağaçlarda gelişme yavaşlar. Turunçgillerde en uygun toprak işleme derinliği, 8 ila 12 cm civarındadır. Toprak, mutlaka tavlı olduğu zaman işlenmelidir. Toprak işleme aletleri ağır olmamalıdır. Ağır işleme, toprağın sıkışmasına neden olur ve böylece ağaçların beslenmesi engellenir.

SULAMA

Genellikle, yaz aylarının kurak geçtiği; Akdeniz ve Ege Bölgelerinde, turunçgillerde sulama gerekir. Sulama suyu yeterli miktarda ve iyi kalitede olmalıdır. Sodyum, klor ve bor gibi elementler, suda çok yüksek miktarda olmamalıdır.

Ülkemizde, turunçgillerin sulanmasında genellikle, çanak veya tava ile karık usulü, uygulanır. Ancak yeni kurulan turunçgil bahçelerinde damla ve yağmurlama sulama tercih edilmelidir. Bu yöntemlerin verim ve kalite artışı yönünden önemli avantajları vardır. Özellikle sulama suyunun yetersiz olduğu yörelerde, başarıyla kullanılabilir.

Türlerin su ihtiyacı değişiktir. En çok limonlar su ister. Daha sonra birbirine yakın miktarlarda altıntop ve portakallar gelir. En az su mandarinlere verilir. Sulama aralıklarının tespitinde, kuraklık durumu ve toprak yapısı en önemli faktörlerdir. Nisan-Mayıs aylarında başlayan sulamalar, havaların çok kurak seyrettiği, Temmuz-Ağustos aylarında, daha sık aralıklarla yapılmalıdır. İklime bağlı olarak yapılan sulamalar, Ekim-Kasım aylarına kadar devam eder. Turunçgillerde 15 ila 35 gün arayla yapılacak yüzey sulaması genellikle yeterlidir.

GÜBRELEME

Turunçgillerde doğru gübreleme için, mutlaka yaprak ve toprak analizleri yaptırılmalıdır. Analiz için yaprak ve toprak örnekleri, Eylül ortasından Kasım başına kadar olan dönemde ve mutlaka uzman elemanlarca alınmalıdır.

Turunçgillerin gübrelenmesi ile ilgili, yaprak ve toprak analizleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı İçel, Antalya, Alata ve İzmir-Bornova’daki, araştırma enstitülerinde yaptırılabilir. Gübreleme mutlaka alınan tavsiyeler doğrultusunda yapılmalıdır.

Genellikle, ilk gübre uygulaması Kasım-Aralık aylarında yapılır. Bu devrede fosforlu ve potaslı gübrelerle, çiftlik gübresi; ağacın taç hizasına açılacak 15-20 cm derinlik ve genişlikteki, çukur veya bant içerisine verilerek üzeri kapatılır ve bahçe sulanır.

Azotlu gübrelerin ilk uygulama zamanı ise, çiçeklenme devresinden önce yani tomurcuklanma dönemidir. Bu dönem genellikle Şubat sonu-Mart başına rastlar. Azotlu gübre, ağaçların taç çevresinde serpilerek verilir. 2. uygulama ise; Mayıs ayı ortalarından, Haziran ayının ilk haftasına kadar olan devrede, sulama suyuyla birlikte yapılır.

HASAT

Bütün ürünler gibi, turunçgillerin de, hasat zamanının tespiti çok önemlidir. Zamanından erken veya daha geç yapılacak hasat; meyve kalitesini düşürür ve dayanıklılığını azaltır. Hasat, mutlaka olgun meyvelerde yapılmalıdır. Olgunluğun tespitinde, genellikle meyvede usare oranı, şeker, asitlik ve meyve kabuk rengi değişimleri göz önüne alınır.

Hasat, uzman işçiler tarafından ve tekniğine uygun olarak yapılmalıdır. Turunçgillerin hasadı temizlenip ilaçlanmış makasla yapılır ve saplar uzun bırakılır.

Hasat sırasında, hava açık veya güneşli olmalı, ağaçlar ıslak olmamalıdır. Hasatta merdiven kullanılmalı; hasat yapılırken ağaçlara zarar verilmemelidir. Hasada başlarken, önce ağaçların, etek dallarındaki meyveler toplanmalıdır.

AMBALAJLAMA

Her nekadar, hasat edilen meyveler, az miktarda olduklarında, bahçede ayrılıp ambalajlanabilirse de; meyve çoğaldığında iyi ambalajlama için, mutlaka paketleme evleri kullanılmalıdır. Türkiye’de üretilen bütün meyveleri işleyecek kapasitede paketleme evleri vardır. Bunlar yetiştirme bölgelerine dağılmış durumdadır.

Taşıma kapları ile topluca paketleme evlerine getirilen meyveler, burada, bantlar üzerinde önce ayıklanır, daha sonra yıkama bölümlerinde, özel ilaçlı sıvılarla ve fırçalarla temizlenir. Gerekirse özellikle ihracat için mumlanır ve kurutulur. Daha sonra, çaplarına göre boylanarak, uygun boyutlardaki ambalaj sandıklarına yerleştirilir. Böylece, meyveler iç ve dış pazarlama için, hazırlanmış olur.

DEPOLAMA

Turunçgillerde;

• Ağaç üzerinde oluşan kaliteyi meyve tüketilinceye kadar muhafaza etmek,

• Pazara düzenli olarak meyve arz ederek, fiyat istikrarı sağlamak,

• Özellikle ihracat için, toplu ve düzenli meyve temin etmek açısından depolama çok önemlidir.

Turunçgil meyveleri, adi depolarda veya makineyle soğutulan depolarda muhafaza edilirler. Kış aylarında, adi depo olarak havalandırılabilen herhangi bir oda kullanılabilir. Havalar ısındıktan sonra, bu odalarda meyve muhafaza edilmez. Soğuk depolara konur. Meyveler soğuk depolara ambalaj kaplarının arasından hava girebilecek şekilde yerleştirilmelidir.

ÇEŞİTLER
AHUDUDU
ALIÇ
ANTEP FISTIĞI
ARMUT
AYVA
BADEM
BEKTAŞİ ÜZÜMÜ
BÖĞÜRTLEN
CEVİZ
DUT
ELMA
ERİK
FRENK ÜZÜMÜ
GOJİ BERRY
HÜNNAP
İNCİR
KAYISI
KESTANE
KIZILCIK
KİRAZ
KİVİ
KUŞBURNU
MUŞMULA
NAR
NARENCİYE
NEKTARIN
PİKAN CEVİZİ
ŞEFTALİ
TRABZON HURMASI
VİŞNE
YABAN MERSİNİ
ZEYTİN

 

- İADE - GİZLİLİK - NASIL SİPARİŞ VEREBİLİRİM? -

Nesil Fidan Ender İdiler 0533 511 9940 Bandırma

Telif Hakkı © 1998 NESİL FİDAN

Son değiştirilme tarihi: 06.10.2013